18 Ağustos 2023 Cuma

Kirpi İkilemi

Zaman zaman insan ilişkilerinde tıkandığım ve dünyaya küstüğüm olur.

Kendimi yetersiz hissettiğim dönemlerdir bunlar.

İnsan ilişkilerinde "denge"nin neden önemli olduğunu öğrenmem için, ders niteliğinde, 

tecrübelerle hayatıma dokunan zamanlar olur daha çok onlar.

Bugün o anlardan birindeyim. Hatalı olduğumu bilerek ve devam etme gücümü de bulmak

adına yine bahsetmek istediğim bir metafor ile sizlerle birlikteyim.

Schopenhauer'in bir metaforu vardır. Sosyal medyada sıklıkla okuduğumuz için hepimiz 

ezberledik. Ama doğrudur da. Freud dedemiz de kullanmış onu hatta. Ne olduğunu bilenler

anladı. Biraz hayatımı o moda sokma zamanım geldiğini anlamış olarak yazıyorum 

ben de bu satırları:

Kirpiler kışın soğuktan korunmak için, birbirlerine sokulan canlılar. 

Sokuldukları zaman ısınsalar da dikenleri yüzünden birbirilerinin canını yakıyorlar. 

O batma sonrası, birbirlerinden uzaklaşıyorlar. Tekrar üşümeye başlıyorlar. 

Tekrar yaklaşıyorlar, tekrar uzaklaşıyorlar.

Taa ki ideal yakınlığı bulup, kendilerini korumaya alana kadar. 

O dans ne kadar uzun sürerse sürsün, birbirleriyle aralarında olması 

gereken mesafeyi tanımladığı için, çok kıymetli.

Schopenhauer o mesafenin ve o yakınlaşıp uzaklaşmanın insan ilişkilerinde de olduğunu 

söylüyor. Yakınlık dengesini tutturamadığımız zaman, yaralanıyoruz, canımız acıyor, sonra

uzaklaşıyor, yalnız kalıyor, sonra yeniden yakınlaşma ihtiyacı duyuyoruz. O yara almayacak

mesafeyi öğrenmemiz için yıllar geçmesi gerekiyor. Genelde yıllarımızı veriyoruz diyelim 

ya da. Ben de yine yara aldığım bir dönemden yazıyorum bu satırları aslında.

Bir değişim dönemindeyim. Bir tanımlayamadığım kadar değer verdiğim geçiş yaşıyorum, 

bu geçişi yaşarken etrafımdaki insanlarla iletişimim, bir sınav misali beni zorluyor.

Biraz uzaklaşmak, biraz sessiz kalmak, biraz yalnızlaşmak gerekecek yine belki de.

İnsan herkesi kendi gibi zannedip de yanılıyor ama kendi gibi olmanın ne kadar kıymetli

olduğunu asla anlamıyor galiba.

Kültürümüzde yer edinmiş bir kalıp da bizi yıkıyor zannederim.

Çok muhabbet tez ayrılık getirir.

Ne çok öğrenilmişliğimiz var.

Bugün bu yazıyı kendim için kaleme alsam da, hepinize ders olsun niteliğinde bir uyarım

var.

Siz neyseniz, o'sunuz! Kimseye kendinizi kanıtlamak ya da beğendirmek 

zorunda değilsiniz.

İnsanların düşünceleri, onların yetişme şekilleri, kültürel ortamları, 

bakış açıları ile belirlenmiş. 

Siz de olduğu gibi.

Bırakın her şey olduğu gibi kalsın.

Bugün böyle olsun. Kirpi üşüyene kadar geri çekilsin bakalım.

Sevgiler.

Züleyha Gülveren

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Merhaba 2024

Herkese merhaba, Yıl 2024. 14 Ocak günü akşam saatlerinden selamlar. Herkesin artık kendi sayfalarını açıp oralardan paylaşım yaptığı zamanl...