Kasım'ın son gününden merhaba,
Şu saatlerde dilek kapıları açık diyen birisi vardı, ben de dönüp bir yıla bakarken,
hem dilemeyi hatırlatmak, hem de gülen yüzleri çoğaltmak çabasıyla karşınıza
geldim.
Nasıl geçti bu yıl? Toplumsal travmalardan yoğun şekilde etkilenmeye devam
ettik doğru. Kişisel hikayelerimiz nasıldı? Güldük mü, ağladık mı, bittik mi, başladık
mı? Neler yaptık? İyisi ve kötüsüyle kimlerle tanıştık? Nelerden ders aldık?
Önce bana sıklıkla söylenen bir şeyi sizlerle paylaşmak istiyorum: yaşadığınız şeyleri
kılıfları farklı olsa da herkes yaşıyor. Yalnız değilsiniz. Biliyorum size özgü olsunlar,
özel hissettirsin hepsi istiyorsunuz.
Bugün özel hissetmek istediğinizde neye ihtiyaç duyduğunuzu bir düşünün desem?
2023 olacağını bildiğim ayrılıklarla geçti benim için. Şu duygu çok kötü aslında.
Karşınızdaki insanla hikayenizin biteceğini biliyorsunuz. Bitsin teklifi bile sunuyor,
red alıyorsunuz ama sonra karşı taraf sizi inciterek bitirip gidiyor. Asıl travma bu
duyguyla baş etmeyi öğrenmek bence.
2024 de daha kötüsünü yaşayıp yaşamayacağımı da elbette kimse
garantileyemez.
Bana bir şans verilse, o hikayelerin bitiminde hissettiğim yarım kalmışlık
duygusunu tamamlamak için, bir kapanış konuşması hakkı isterdim.
Kader. İletişim herkeste öğrendiğiniz şekilde işlemiyor işte.
Kimse kötü değil. Kimseye kin duyuyor değilim. Derinden kırılan kalbin hasarını
onarmayı, bir şeyleri zamanında söylemeyi, öğrenmeyi ve devam etmeyi seçtim.
O insanlar bu yazıyı olur da okurlarsa, teşekkür ederim. Her öğrettikleri için.
2023 bana seçici olmayı öğrettiği kadar kendimi de kabul etmeyi öğretti ve ne
isteyip, istemediğimi daha iyi anlamamı sağladı da diyebilirim.
Okumalarım mesela, daha çok seçici olmakla beraber hala ruh durumuma
uygunluk aradığım da doğru. Mesela siz bu satırları okurken, Az Seçilen Yol
önümde, okurlarına da selam ederim!
Yeni insanlar tanırken ya da eskileri ile bağları yahut esprili bir söylem olsun
haydi, safları sıklaştırırken, daha güçlü "hayır" lara hazır olmak gerektiğini
öğrendiğim bu yılı, hiç unutmayacağım sanırım.
Artık başka sayfalar açmak istiyorum bu hayatta. Buralara bunları yazabiliyor
olmama da şaşırıyor beni tanıyanlar. Farkındalıklar arttıkça kırılganlığınız ve
gücünüz de artıyor ya, kendinizi ifade yeteneğinizde değişimler oluyor.
Şu ironiye bakın. Okuduğum kitapta açık olan sayfada şöyle bir cümle çıktı
karşıma: Demek ki insan ilişkilerinde, sözü edilen durumlarda ve başka birçok
halde, fikirleri, duyguları, kanıları, hatta bilgileri ifade etmekten zaman zaman
kaçınılmalıdır.
Doğru; aşırıya giden her şey sakıncalı. Ancak sorarım size, söylemediği şeyler
yüzünden kaybettiğini hisseden birisi söyleme dozunu nasıl ayarlamalı?
2023 de bırakmam gereken şeyler ve insanlarla 2024 de karşılaştığım zaman,
o karşılaşmalar olursa tabi, nasıl davranmalı?
2024'e bir ay kala, Kasım ayının son gününde, sorular ve sorunlar yerine, gülen
sesler ve sözler arıyorsanız siz de, kendinize bir iyilik yapın, kendinizden başlayıp
gülen ve güldüren olmaya odaklanın.
Okuduklarınızı artırın, yeni şeyler öğrenmeye çalışın, hayallerinize odaklanın.
Konuşmaya ihtiyaç duydukça da yazın.
Kırılgan olmanızın, sevgi dolu hissetmenizin, duyduğunuz özlemin, hayallerinizin
varlığınızın normal olduğunu asla unutmayın!
Bütün daralmış kalplere çağrımdır, hepinizin derin derin nefesler alacağı ve
aydınlık hissedeceği günler yakın.
İyi ki varsınız.
2024 için geri sayım başlasın!
Sevgiler :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder