Merhaba sevgili okur.
Bugün günlerden Pazar. Muhtemelen evdesin. Belki dışarı çıktın
ailenle hayata karışıyorsun. Haftanın başladığını haber veren Pazartesi kapına
uğramadan, anın tadını çıkarmayı istemektesin. Diliyorum haberler ya da sosyal
medya çılgınlığına kapılmadan gününü geçirebilirsin ki, olumsuza çok fazla
maruz kalmamış olursun.
Olumsuz düşünce den bahsetmek için karşındayım bugün. Hepimizin
derdi bu konu değil mi? Hala çıkamıyorsun işin içinden.
Sabahları yataktan çıkmak için anlamlı bir sebebi olmanın “ikigai”
felsefesinde temel olduğunu hatırladın mı?
Peki sana bir de bir şey söylesem. O mevzudan çıkamıyor gibi
hissediyor olsan da bilim adamlarının yaptığı o açıklamayı duydun mu? Olumsuz
düşüncenin beyindeki ömrü 20 dk. 20 dk dan uzun sürmesinin sebebi biziz.
Peki dünden kalan o düşüncenin sonlanması da senin elinde desem?
Yataktan çıkmak gelmiyorsa içinden ilk yapacağın şeyin, düşüncene
bakmadan o yataktan çıkmak olduğunu söylesem?
Ruminasyon ne demek biliyor musun?
Düşüncenin geviş getiren hali. Bana göre. Tabii ki olumsuz düşünce
için.
Olumsuz düşünce konusunda senden tecrübeli olduğumu, hala küçücük
bir yanılgıdan bütün bir günümü yiyebilecek kadar deli olduğumu itiraf edeyim.
Ama benim senden bir farkım var.
Ben bu kalıbı yıkmak için çalışıyorum.
Mesleki bir teknik anlatayım sana burada.
Olumsuz düşünmeye başladığını fark ettiğin an, 15-30 dk arası,
sevdiğin bir işe odaklan.
Bağımlı danışmanlığı yaparken, söylediğim “aşerme” dönemine
yönelik bir teknik bu.
Aşerme halindesin diyelim, o düşünceyi daha da fazlası için
beslemenin yerine, 15-30 dk arasında sana iyi gelen bir şeye odaklanabilirsin.
Yürüyüş yapabilir, yemek yapabilir ve yiyebilir, rutinine
odaklanabilir, bir hobi ile ilgilenebilirsin. Amacın olumsuz düşünceyi beslemek
yerine, olumluya odaklanmak için, beynin ilgisini ya da dikkatini yönlendirmek
olsun.
Her şey mümkün.
Düşündüğün şeyi bastır demiyorum. Onu dinle. Akıp giderken
düşüncelerin, izleyerek dinle. Ondan korkma. Ne istediğini anla, sonra normal
hayatına devam et. Bunu yapabilenler olduğu için öneriler paylaşıyorum.
Meditasyon, nefes egzersizi, fiziksel hareketlilik, yeniye açlık,
öğrenme hevesi, hep hayatında olsun ki, meditasyona karşılık zikir ve namazdan
bahsedecekler olacaktır, tabii ki onlara da yönelebilirsin.
Zikir meditasyondan çoğu noktada daha etkiliymiş, bununla ilgili
araştırmalar okumuştum, ilgini çekerse sen de bakabilirsin.
Geştalt Terapi üzerine düştüğüm, farkındalığı hayat felsefem
kılmaya çalıştığım ve olumsuz düşüncelerin artık bende kalmasını istemediğim bu
son günlerde, kısa da olsa seninle paylaşmak istediklerim böyle.
Gitmeden kendim için de edinmeye karar verdiğim bir kitabı da
yazayım buraya. Belki alışkanlık yönetimi ve farkındalık üzerine bir kapı
aralar o da:
Mel Robbins okuyan var mı aranızda? 5 Saniye Kuralı isimli Epsilon
kitabevinden çıkma kitabını merak ettim.
Okuyan varsa yorumunu beklerim.
Sevgilerimle
Züleyha GÜLVEREN

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder