10 Eylül 2022 Cumartesi

Kendine Doğmak


 Merhaba dost,

Bu sefer bir kitap analizi ile karşındayım. Tarihe not düşelim. Bugün ifade edemediğim bir duyguyu yönetmek için, okumaya verdim kendimi. Öfkeyi yönetmek aslında niyetim. Bu da bir ilk olsun.

Berin Orhan'ın kaleme aldığı "Kendine Doğmak" isimli kitabı okudum bugün. Bu yazıyı yazmaya başlamam dan yaklaşık 15 dk önce bitti. Sabah 12:30 da başladım akşam 18:00 de nihayete erdi. Zira bugünler de ne zaman kendimi ifade edemeyecek olsam, elim kitaplığıma gider, ne zamandır bekleyen bir kitabı alır ve onunla hemhal olurum.

İnsanlar keşke kendi doğrularını dayatırken, bir de kirleneceğinizi söyleyip, sizi kısıtlamaya kalkmanın, aslında bir yıkıma itildiğinizi, sizde ruhsal yaralar açılmasına sebep olduğunu görseler. Görmezler. Kendi günahlarını bir çuvala koyup basıyorlar, sizi de afişe ediyorlar ki bir tür, kendi günahları bilinmesin değil mi?

Kitabımıza dönelim.

"İçimizdeki Anneden Özgürlüğe Yolculuk" altbaşlığı ile Tuti Kitap'tan çıkan baskısını okudum ben. Sonra ciltli bir baskı, siyah kapakla çıktı ama onu almadım hala. Ve zamanını beklemiş okumak için. Nefes aldım okudukça.

Arka kapağında diyor ki;

" İnsan birçok kez doğar! Önce anneden, sonrasında ise hep kendine...

Kendine doğmak, bir kendini tanıma ve anlama serüvenidir. Yolu da "anne" kavramından geçer. Çünkü hepimiz bir anneden doğduk ve içimizde bir "anne" sembolü daima yaşıyor. Ancak kendimize yaklaşabilmek için bu anneden özgürleşmemiz lazım..

Nefs Psikolojisi kuramı üzerinden insanı ve bu tekamül yolculuğunu anlatan eser; anne sembolüyle kurulan bağın bireyleşme sürecimizdeki etkisinden, toplumsal ve bireysel yönüyle annelikten, aşmamız gereken iç engellerden, içimizdeki sembollerden, anne arketipinden bahsetmektedir." 

Nefs Psikolojisi ile tanıştın mı? Ben ötesi Psikoloji olarak da biliniyor. Ülkemizde Mustafa Merter öncülüğünde devam eden bir okul. Hz. İnsan olduğumuzu hatırlatan ve şereflilerin en şereflisi olarak yaşadıklarımıza anlam kazandıran bir dal. Esma'lardan, Kur'an'dan, Tasavvuf'tan güç alması ile beni derinden etkiliyor. Anneliği yorumlarken Berin Orhan'ın da bu akım ya da ekolden güç alması ve kitabın tam da ortasında Nefs Psikolojisini anlatması etkileyici bir atmosfer yaratıyor.

Anneliğin mükemmlik mecburiyeti taşımadığını, kendine doğan annelerin çocuklarıyla ilişkisinin sağlıklı olacağını, zorlu yolculukların hep aydınlığa çıktığını ve her sıkıntılı gecenin bir sabahı olduğunu hikayeleştirerek de ifade etmesine bayıldım.

Anne değilim. Anne olmak için evlilik denen yolculuğa da çıkmış değilim. Toplumsal olarak anne olamayan, eş olamayan ve hatta sevgili olamayan kadınların kendi hemcinslerince "değersizleştirilmeye" ve yok sayılmaya çalışıldığına şahit oluyorum. Kendi yaşayamadıklarını bir nebze de olsa yaşadığım için eş ya da anne olmuş arkadaşlarımın dolaylı öfkesine maruz kalıyorum. İthamlarda da bulunuyorlar. Ama izlerken anneliğe çok yüklendiğimizi anlıyordum hep, bu kitapla farkındalığım daha da arttı diyebilirim.

Peki neden okumalıyım dersen? Aşmaya çalıştığınız huzursuzluklarınız varsa, insanların seni anlamadığını düşünüyorsan, benden ötesini merak ediyorsanız ve anneliği sorgulamaya ve "Rahim c.c." sıfatının tecellisini anlamlandırmaya ihtiyacın varsa, Nefs diliyle konuşursam, Nefsi Emmare'den Nefsi Levvame'ye, kendine ayna olmaya geçmeye uğraşıyorsan, bu kitap bir kıpırdanma yaratabilir.

Bu kitabı daha sonra yeniden okuyacağım. İbnül Vakt olmayı da öğrenmek istediğim için. Annelikten öte kendine doğmak istediğim için ve yaşantım da önemli bir dönemde olduğumu hissettiğim için.

Bir ayna tutulmasına ihtiyaç varsa diyerek bu kitabı okumalı ve kendine bir pencere açmalısın.

Berin Orhan'ın kitabında hatırlattığı gibi: aslolan Nur'dur, ışıktır.

Unutmamak dileğiyle.

Selametle. 

1 yorum:

Merhaba 2024

Herkese merhaba, Yıl 2024. 14 Ocak günü akşam saatlerinden selamlar. Herkesin artık kendi sayfalarını açıp oralardan paylaşım yaptığı zamanl...